İthalatta tedarikçi bulma

İthalatta Tedarikçi Bulma Yöntemleri

Bu yazımızda ithalat için nasıl tedarikçi bulacağımızın yöntemlerini konuşuyor olacağız. İthalatla alakalı öncelikle Türkiye’nin 2019 verilerine bakacak olursak 200 milyar dolar ithalatımız ve 170 milyar dolar ihracatla ülkemiz net ithalatçı bir ülke konumundadır.

Son döviz kurlarıyla beraber ihracata yönelme heyecanı arttı. Ama ithalat bizim büyük bir gerçekliğimiz. Hatırlarsanız önceki yazılarımızda bahsetmiş olduğumuz ihracatta doğru pazar seçimi üzerinde durmuştuk. Türkiye belli ürünler üzerinden üretici ülkelerin hedef pazarı konumunda. Ayrıca ülke içerisinde talep olan ürünlerle alakalı üretici ülkeler de Türkiye’den belli pazarlama faaliyetleri yapmaktadırlar. Dolayısıyla ülkemizin ithalat gerçekliğini bilmeden yapacağımız ithalatları konumlandırmaya çalışmak doğru olmayacaktır. Ülkemizin ihracatı dâhilde işleme rejimi kapsamında %60’ı ithalata dayalıdır. Dolayısıyla bizler hem iç piyasaya satış yapmak amacıyla olsun hem de ihracatımız için eğer ithalat yapacaksak, alternatifinin oluşturulması çok önemlidir. Örneğin Çin’den aldığımız bir ürünün alternatifini dünyanın farklı bir pazarında bulabilirsek -belki daha yakın, ucuz, kaliteli veya temini daha hızlı alternatifler bulmak- ithalatımızın iyileştirilmesine katkıda bulunmuşuz anlamına gelmektedir.

İthalatımız iyileştiği zaman ithalata bağlı olarak ihracatımızda da gelime sağlanacaktır. Hammaddeyi, ara mamülü değiştirmek kolay değildir ancak bir numune istemek veya alternatifini aramak bize bir şey kaybettirmeyecektir. Dolayısıyla ya iç piyasada bir mal satmak için ithalat ya da ihracatta kullanmak üzere bir ithalat yapacak olalım, mutlaka alternatif bir ithalatın, tedarik pazarının, tedarikçinin bulunması ciddi önem arz etmektedir.

Ülkemizin güncel durumundan bahsettikten sonra ürünümüzle alakalı tedarikçiyi nasıl bulacağımızın yöntemlerine geçebiliriz. Her şeyden önce ürünün teknik detayını biliyor olmamız gerekir. Çünkü bu alıcı biziz ve en büyük risk belki de bize ait. Yani yanlış bir ürün gelecek olursa yapacağımız ödememiz boşa çıkmış olabilir.

Günümüz ithalatlarının önemli bir kısmı nakit olarak yapılmaktadır. Ancak iç piyasada satarken genellikle vadeli olarak satmaktayız. Nakit için müşteriye karşı bir güç gerektirmektedir. İhracatta vadeli veya peşin olabilir ama ithalatta ağırlıklı olarak bizler peşin ödeme yapmak durumundayız. Özellikle yaşanan krizlerle beraber ithalat yapabilmek gerçekten ciddi anlamda güçleşmiştir. Ama Türkiye’nin gerçeklerine baktığımızda ülkenin en önde gelen firmaları yurtdışı lisanslarla burada üretim yapanlar veya net ithalatçı konumundaki insanlardır. Ürünümüzle alakalı kısma gelecek olursak, öncelikli olarak ürünle alakalı dünyadaki ihracatçı ülkeleri öğrenmemiz gerekiyor. Gümrük istatistiklerinden hangi ülkelerin belirlediğimiz ürünle alakalı en fazla ihracat yaptığı listeyi mutlaka incelemeliyiz. Bizim belki bilmediğimiz yakın coğrafyamızda farklı alternatifler mümkün olabiliyor.

Bu ihracatçı listesinde bizim önceden çalıştığımız ülkenin içerisinden de bir tedarikçi bulma yoluna gidilebilir. Burada tabi iki ürün aynı gibi gözükse de ürün segmentasyonu farklı olabiliyor. Yani bir hammadde alınacağı zaman Amerikan, Suudi Arabistan veya Özbekistan hammaddesi birbirinden çok farklı olabiliyor.

İthalatta tedarikçi bulma

Hatırlayacak olursak dış ticaret istihbaratı ve yeni nesil müşteri bulma yöntemleri ismi ile bir yazımız vardı. Bu yazıda şu sorunun cevabını arıyorduk; bizler nasıl yeni nesil yöntemlerle müşteri bulabiliriz? İşte bu sorunun cevabının aslında tersini şu anda konuşuyoruz.

Bizler nasıl ihracatçı, üretici bulabiliriz? Şu anda bu mantığa odaklanacağız. Ticari bilgi de 50 ülkenin gümrük verileri açık ve bunları legal bir şekilde satın alabiliriz. Genellikle bu verileri, ihracatta bizler müşteri bulmak için kullanıyoruz. Bu yöntemin ters mantığı ve belki de çoğu üreticimizin atladığı konu, bu yönteme tersten bakış ile tedarikçileri, alternatif üreticileri de bulabiliriz.

Sitede gerçekleşmiş ticaretler olduğu için bir ürün konusunda karar verirken “gerçekten bu adam satabilir mi?”, “Bu şirketten satın alabilir miyim?” “Kaç paradan alırım?” vb. düşünceler bu aşamada sona eriyor. Çünkü gerçekleşmiş bir beyanname veya konşimento verisiyle karşı karşıya olduğumuz için ürünü satmış bir şirketle muhatap oluyoruz. Ürün açıklamasında, malın segmentasyonunu da görebiliyoruz. Dolayısıyla gümrük verileri üzerinden bir tedarikçi bulma yoluna gidebiliriz.

Diğer bir konu, ülkelerin ticari sicil kayıtları dediğimiz ticaret odalarında kayıtlı verilerine bakmak suretiyle oralarda üretici olan veya dışarıya satış yapan toptancıları, ihracatçıları bulabilmek, bizim için alternatif bir tedarikçiye ulaşmak anlamına gelebilir.

Ayrıyeten pazar araştırma raporlarından hangi pazarın ürün için daha iyi bir üretici olduğunu görebiliriz. Benzer şekilde ülkelere özel firma rehberleri bulunmaktadır. Bu firma rehberlerinin içerisinde o ülkenin ihracatçıları, üreticileri veya tüm firmaları kategorize edilmiş halde elde edebiliriz.

Linkedin veya sosyal medya üzerinden kendisini üretici olarak beyan etmiş firmalara ulaşabiliriz. Ama bundan daha ziyade dijital platformlarda B2B sitelerinden alım yapmak daha isabetli olur. Bu konuda özellikle web sitesi almak gerekirse Alibaba.com üzerinden Çin’deki üreticilerine; Etsy, Amazon vb. uygulamalardan da Avrupa’dan veya Amerika’dan tedarikçilere ulaşmak daha kolay olabilir.

Bu aşamalarda tabii ki şu önemli, “bu yöntemleri kullanarak kesinlikle ithalat yapacağız” diye bir çıkarım yapmamak gerekir. Bunların her biri birer alternatiftir, bunları değerlendirebiliriz. Bunların her birisinden birer tane teklif alsak bile ithalatımızın iyileştirilmesi veya doğru bir başlangıç için iyi bir adım olacaktır diye inanıyoruz.

Tedarikçi bulma noktasında geleneksel yöntemlerinden olan fuarlar önemlidir. Fuarlara katılarak üretici firmalara ulaşabiliriz. Bu sayede bizim ürünümüze uyan firmaları bulmak mümkündür.

Benzer şekilde ticaret müşavirliklerimiz, önceki yazılarımızda bahsetmiştik. Ticaret Bakanlığımızın 86 ülkede temsilciliği bulunuyor. Bugün itibariyle buralarda bulunan Ticaret müşavirliklerimiz vasıtasıyla ülkelerdeki üretici veya ihracatçı firmalara ulaşabiliriz. Satın alma heyeti programları olabiliyor. Bu heyetlere katılarak bizler de bir satın alma yapacak firma olarak alternatif arayışında olabiliriz.

Gümrük malları veya serbest bölgelerde kalan fazla mallarla alakalı taleplerde bulunabiliriz. Bu yöntem bazen ciddi anlamda ucuz ürünlerin elimize geçme fırsatı doğurabiliyor. Genellikle fark edilmeyen bir yöntem ama özellikle piyasada bu işi yapanlardan görüldüğü kadarıyla ciddi fırsatlar gümrüklerde yakalanabilmektedir.

Şimdiye kadar tedariki nasıl bulacağımıza yoğunlaştık. Tedarikçiyi bulduktan sonra teklifler alınırken özellikle vergilendirme kısmında çok hassas olmak gerekiyor. Çünkü Türkiye ithalat konusunda özellikle içeride alternatif olan ürünlerle alakalı ciddi bir koruma politikası izlemektedir. Bu anlamda ürünümüzü daha getirmeden burada gümrükçümüzden iyi bir maliyet, vergi hesaplaması yapılması gerekiyor. Çünkü ülkemizde ciddi ithalat vergileri bulunmaktadır.

Örneğin ürün geliyor, onunla alakalı ithalat vergisi uygulanıyor. Ayrıca navlun bedeli eklenerek tekrar ithalat vergisi istenebiliyor. Dolayısıyla en başta vergi hesaplamasının doğru yapılması lazım. İhracatta olduğu gibi ithalatta da doğru bir banka,  lojistik, gümrükçü seçimi gerçekten hayati öneme sahip. Eğer doğru bir gümrükçüyle çalışmamışsak, vergilendirmede ciddi sorunlar yaşayabiliriz. Hatta mal geldikten sonra gümrükten malı çekememeye kadar iş büyüyebilir. Ürün getirmeden önce mutlaka ülkemizde mal ile alakalı vergilendirmeler, kotalar veya tarife dışı engeller mutlaka öğrenilmelidir.

Tedarikçi bulunup, ilgili mevzuatı ve vergileri öğrendik sonra sipariş aşamasında yapmamız gerekenlere bakabiliriz. Öncelikle malın kalitesini nasıl denetleyeceğimiz konusunda bir karar vermemiz gerekiyor;

  • Hedef ülkede bir satın alma acentesiyle anlaşabiliriz.
  • Bir personel bulundurabiliriz.
  • Yerel bir çözüm ortağı bulabiliriz.
  • Bir denetim-gözetim şirketiyle çalışabiliriz.

Bazı denetim-gözetim şirketleri ürünün, ihracat ülkesinden çıkmadan önce kontrol etmektedir. Bizim ürünümüze özel teknik bilgiyle birlikte bunu incelemekte ve bir hata varsa buna göre rezerv uygulamaktadır veya size bilgi vermektedir: “Bu şekilde onaylıyor musunuz veya onaylamıyor musunuz?” şeklinde. Bazı denetim-gözetim şirketleri de daha henüz siparişi vermeden fabrikanın gidip kapasitesini ölçmektedir, evraklarını kontrol etmektedir, belgelerini denetlemektedir. Siparişten sonra veya belki sipariş sürecinde de yine denetimler gerçekleştirmektedir. Tabi bunların maliyetleri bazen yüksek olabildiği için firmalar her zaman bu şekilde uygulamalara gitmeyebiliyor. Ama özellikle önemli miktarlarda ithalatlar yapılacaksa en azından bir personelin, ürün ihracat ülkesinden çıkmadan önce kontrol etmesi malın kalitesi açısından gerçekten önemlidir.

“Herkes ithalat yapabilir mi?” diye düşünüldüğü zaman, şunu unutmamak lazım. Belki de %80, %90 oranla ithalatta adetlerin, sayıların yüksek olması gerekmektedir. Belki bir makina tek satılabilir ama bir ürünü getirmek istiyorsak, ağırlıklı olarak toptan olması gerekiyor.

Nasıl ki bizler geleneksel ihracatta toptan ticaret yapıyorsak aynı şekilde karşı ülkede bize toptan satmak durumundadır. Çünkü bir üretici, aracı ürünü belli bir adette satmak istiyor. Dolayısıyla bizlerin sipariş verebileceği minimum adetler, fabrikanın veya alacağımız ihracatçının gönderebileceği minimum sipariş miktarı ile uyuşmuyorsa ithalatı yapmamız güçleşir. Bu sebeple Alternatif ülke bakılması gerekiyor. Zaten yazımızda da bu konudan detaylıca bahsettik.

Dolayısıyla ürünün teknik detayı, termin süresi, minimum sipariş miktarı, kalitesi vb. unsurların mutlaka ithalat alternatifini ararken değerlendiriyor olmamız gerekiyor. İthalatın iyileştirilmesi ve yeni nesil yöntemlerle nasıl tedarikçi bulunacağı ile alakalı bahsetmek istediklerimiz bu kadar.

Yazımızla alakalı görüş ve önerileriniz için yorum yaparak bizlere ulaşabilirsiniz.

İbrahim Çevikoğlu

1 thought on “İthalatta Tedarikçi Bulma Yöntemleri”

Yorum bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.